Birçok suçlunun cezaları bitmeden salıverilmelerini sağlayan 11. yargı paketi, Türkiye’nin kalabalık gündeminde hak ettiği kadar tartışılmadı. Oysa bu düzenlemenin tüm kadınları etkileyen sonuçları var. Diğer yandan, paketle salınanlar arasında kadınlar da var ve onları da olumlu koşullar beklemiyor. Bütün bunları feminist avukat Selin Nakıpoğlu ve Ceza Ve İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nden avukat Özge Akyüz ile konuştuk
2025 Yılı kadın ve LGBTİ+’lara yönelik yönelik baskı ve şiddetin dozunun arttığı bir yıldı. Buna karşılık mücadelede yaygındı. Hem Türkiye’de hem dünyada kadınlar bulundukları her yerde seslerini çıkardılar. Sokakları doldurdular. Direne direne bazı şeyleri kazandık…2026’nın bizlere biraz nefes aldırması dileğiyle, herkese mutlu yıllar.
Kadınİşçi olarak hazırladığımız Kadın Emeği Almanağı Kitap ve Sergisi ile kadın emeğinin yüzyıllara yayılan görünmezliğine birlikte baktık. Necla Akgökçe ve Feryal Saygılıgil ile kadın emeği tarihini, feminist arşivciliği ve emek mücadelesini konuştuk.
Meclis’in içinde 2026 bütçesi görüşülürken Meclis’in dışında “Kadınlar yaşam bütçesi istiyor” diyen Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi’nin eylemi vardı. İnisiyatiften Nilgün Salmaner ile konuştuk
2026 Yılı Bütçesi bizleri şaşırtmadı ama öfkelendirdi. Kadınların güçlenmesine, sosyal haklara ayrılan bütçe çok kısıtlıyken savunmaya ayrılan bütçe birçok bakanlığın toplam bütçesinden bile fazla. Diyanet’in açtığı Kuran kurslarına Aile Bakanlığı’nın bütçesinden kaynak aktarılıyor. Bütçeyi DEM Milletvekili Zeynep Oduncu Kutevi ve EMEP Milletvekili Sevda Karaca ile konuştuk
Farklı zaman dilimlerinde ücretli- ücretsiz kadın emeğinin kısa bir dökümünü veren Kadınİşçi dergisinin hazırladığı Kadın Emeği Almanağı toplantısına ve sergisine davetlisiniz.
Kamuoyu Diyarbakır’da düzenlenen Milli Eğitim Bakanlığı etkinliği “Maziden Atiye”den, medyaya düşen bir videoyla haberdar oldu. Bu videoda bir kız öğrenci kadınların evde sorumlulukları olduğu ve okumamaları, çalışmamaları gerektiğinin ifade edilmesi üzerine itiraz ediyor ve kadınların hayatlarıyla ilgili kararları kendilerinin almalarını savunuyordu. Etkinliği ve hedeflerini Eğitim-Sen ve Eğitim-İş’ten kadın sendikacılarla ve DEM Parti İstanbul milletvekilliyle görüştük
Şirin-Ahmet Tekeli Kadın Hukukçuları Destekleme Vakfı (KAHUDEV) tarafından bu yıl üçüncüsünü düzenlenen Şirin Tekeli Makale Yarışması’nın konusu: “Yargıda toplumsal cinsiyet: eşitsizlik, adaletsizlik ve önyargılar”. Sadece kadınlara açık olan yarışmanın son başvuru tarihi 5 Ocak.
25 Kasım’da Taksim Tünel’de bir araya gelen binlerce kadın, yolların kapatılmış olmasına rağmen, uzun yıllardır eylemlere kapalı olan İstiklal Caddesi’nde yürüdü. Eylemin önde gelen temaları, Dilovası’nda yanan kadınlar, Rojin Kabaiş ve faili gizlenen kadın cinayetleri, 11. Yargı Paketi, savaş ve cezasızlık politikası oldu
25 Kasım günü Türkiye’nin her yerinde, bize dar edilen sokaklarda şiddete karşı sesimizi yükselteceğiz. O sokaklar bizim, o sokaklarda şiddetle karşılaşmadan dolaşabileceğimiz, evlerimizin güvenli, işyerlerimizin güvenceli ve güvenli ücretlerimizin, çalışma koşullarımızın insana yakışır olacağı bir gelecek için mücadelemizi yükselteceğiz.
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü her yıl ve her an olduğu gibi kadınlar için güçlü ve örgütlü mücadeleyi büyütmenin ve eril şiddete karşı ses yükseltmenin en önemli duraklarından biri. Türkiye de olmak üzere dünyanın her yerinde kadınlar yaşamları, emekleri için kavgayı büyütürken en zor mesleklerden biri sayılan gazetecilikte de mücadele bitmiyor. Kadın gazeteciler deneyim ve mücadelelerini, eşitlik kavgalarını Kadın İşçi’ye anlattı
Dijital şiddet, kadınların emeğini değersizleştiren, siyasi katılımını hedef alan, örgütlenme hakkını zayıflatan ve gündelik hayatın her alanına sızan yapısal bir şiddet türü. Dahası, kadınların özel hayatından işyerine, örgütlenme alanlarından kamusal görünürlüğüne kadar uzanan yeni bir baskı rejimi. 25 Kasım öncesi sorularımızı yanıtlayan altı kurum temsilcisi kadın, bu şiddeti kadın emeğini görünmez kılan sınıfsal bir eşitsizlik olarak tanımladı. Kurumlar çözümü patriyarkanın dijitaldeki örgütlü gücüne karşı, sendikalar–kadın örgütleri–feminist hareket ortaklığında görüyor
Alev alan makineler, elektrik çarpan ketıllar, kilitli kapılar, sigortasız, güvencesiz, molasız, susuz, çay bile içemeden, bazen kocadan gizli, bazen okuldan koparılarak, kimi zaman ailenin dayatmasıyla, her zaman yoksulluğun, borçların, çaresizliğin zoruyla, bir şişe parfüm kadar değer verilmeyen canını tehlikeye atarak çalışmak. Ravive Dilovası’ndaki kadınların kaderiydi adeta
Sigortasız çalışma, elden ücret, kız çocuk işçiliği, koruyucu ekipman eksikliği, kaldırımlarda yenilen yemekler… Ziyaret ettiğimiz evlerde kadınların nasıl ölümüne çalıştırıldığını birinci ağızdan dinledik