Ücret

“Deprem riski” bahanesiyle ücretsiz izne gönderilerek, alacakları ve hakları gasp edilmek, işsiz bırakılmak istenen Özel Okmeydanı Hastanesi çalışanları hemen aynı akşam örgütlenerek hastane önünde bir direniş başlattılar. Ardından eylemlerini aynı gruba bağlı bir diğer hastane olan Meva’nın önüne de taşıdılar. Hakları son kuruşuna kadar almak için başlatılan bu mücadeleyi yürüten kadın sağlık emekçileri ve sektörde örgütlü üç sendika ile konuştuk
“Çok yıpratıcı bir iş. Sizi arayanlar problem çıkarttığında uğraşmak çok yorucu. Laf anlatmak zor. Üstüne üstlük çalışma ortamının o genel gürültüsü insana çok stres yaşatıyor. Her zaman aşırı yoğunluk var. Asgari ücretle çalışıyoruz, haklarımız sürekli gasp ediliyor. Bir de üstlerin işten çıkartacağı işçiye mesajla kıdem tazminatından vazgeçmesini teklif etmesi çok ağır geliyor”
Portakallar, mandalinalar dallarından soframıza birçok insanın emeğiyle geliyor. Narenciye işçisi kadınlar, çok zor koşullarda günde 9-10 saat çalışıyor. Sendikaları yok ama yevmiyeleri düşük olunca “Yeter!” deyip greve gitmişler ve kazanmışlar
Güvenceli ve ücretli işlerde çalışmayan ev emekçisi kadınlara emeklilik tartışmaları “Aile Yılı” ile yeniden gündeme gelmişti. Ancak hem Erdoğan hem Işıkhan Ekim ayına işaret etse de konuun yeniden belirsizliğe bırakıldığı anlaşılıyor. Peki ev emekçisi kadınlar ve feministler bu konuda ne düşünüyor?
Geçici işçi olarak çalıştırıldılar, kadro vaadiyle susturuldular, bir mesajla kapı önüne konuldular. Şimdi tek istedikleri işlerine geri dönmek
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun CHP’den AKP’ye geçişinin ardından belediyede sular durulmadı. Burada çalışan CHP üyesi işçilerden istifa etmeleri istendi. Çoğu işçi “ekmek parası” kaygısıyla istifa baskısına boyun eğdi. Ancak Sevim Tekin, 10 yıllık tazminatını riske atarak itiraz etti.
57 işçi, güvenlik görevlilerini aşarak içeri girdi ve fabrikanın 3. katını işgal etti. Kapıların önünü yığınakla kapattılar. İşten çıkartılan Omsa çalışanları 69 gündür eylemdeydi. Hak ettikleri kıdem ve ihbar tazminatlarını bu işgal sonrasında aldılar. İki kadın işçi, eylem sürecini ve işgali Kadın İşçi’ye anlattı
Metal iş kolu sendikaları ile MESS arasında başlayan TİS görüşmelerine dair Birleşik Metal-İş Sendikası üyesi Ezgi ve Çiğdem ile konuştuk. “Bizim sektörde kadınların robot misali çalışması isteniyor” diyen işçiler TİS’e dair taleplerini anlattı
DEM Parti Milletvekili Özgül Saki: “Memurlar için yarı zamanlı çalışma yönetmeliği kadınları özgürleştiren değil, ev içine sabitleyen ve kamusal yaşamdan dışlayan bir politika. Kadınların hakları yarıya indirilirken, patriyarka bir kez daha meşrulaştırılıyor”
Bazen ayakta yenilen hazır yemekler, bazen de evlere servis edilen paketler… Fastfood çok insanın gündelik hayatının bir parçası oldu. Ya o paketleri hazırlayan kadınlar hangi koşullarda çalışıyor, nelerle karşı karşıya? Geçtiğimiz günlerde maaşları, primleri, tazminatları ödenmeden işten çıkarılan AvaneCK’in kadın işçilerinin hikâyesi bize bunları anlatıyor.
Kazdağları’nın eteklerinde bir bağda, gece yapılan bir bağbozumuna katıldım. Gece üzüm keserek başladık, üzümün sapını çöpünü ayırdık. Birkaç ay sonra şarap olacak üzümlerin şekeriyle ellerimizi yıkadık.
Kamu emekçilerinin hükümetin zam teklifine karşı İstanbul Kadıköy’deki eyleminde konuştuğumuz kadınlar emeklerinin değersizleştirildiğini, geçinemediklerini belirterek tepkilerini dile getirdiler. İşyerlerinde yaşanan toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılıkların da giderilmesi gerektiğine vurgu yapan kadın çalışanlar, sendikaların ortak eylem yapmasını olumlu buluyorlar.
Figen bir mağaza çalışanı. Onunla Penti ve FLO’daki çalışma şartlarını konuştuk. Sosyal hayatının kalmadığını ve henüz 22 yaşında olmasına rağmen “yetersizlik hissiyle” antidepresan kullanmak zorunda kaldığını anlatan Figen’in midesinde ülser, belinde fıtık oluşmuş. Maaşının sadece üçte birine dair söz sahibi olabilen Figen, erkeklerle eşit çalışma koşullarına sahip olmadıklarını anlattı.
Aralık Feminist Kollektif’ten Feride Eralp TİS masasına erkeklerin erkeklerle oturup müzakere ettiğini vurguladıktan sonra “Bu müzakerelerde de kadınların çalışma hayatında daha eşit biçimde yer alabilmesine dair tedbirler üzerine konuşulmaması pek şaşırtıcı olmuyor. Halbuki pek çok hak, feminist bir bakış açısıyla tartışma konusu haline getirilebilir.” diyor.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!