kadın dayanışması

Habertürk’e yönelik operasyon bir kere daha medyada kadınların yaşadıklarını ortaya döktü. Kadın gazeteciler ve sendikalar, medyadaki tacize, şiddete, baskıya, mobbinge, işten atma tehditlerine karşı sessiz kalmamak gerektiğine dikkati çekerek, “Taciz paylaşıldıktan sonra utanç biter, mücadele başlar. Sendikal örgütlenme, kadın gazeteciler için hayati bir önem taşıyor. Susmak zorunda değilsiniz, yalnız değilsiniz. Örgütlü mücadele, erkek egemen medyaya karşı en güçlü araçtır” dediler
İzmir Bornova’da patron 165 gündür grevde olan işçileri yıldırmak için her yola başvuruyor. Bu kez patronun adamı bir erkek grevdeki kadın işçilere cinsiyetçi küfürlerle saldırdı. Kadın işçiler dayanışma bekliyorlar.
Kargo firması Hepsijet’in Esenyurt deposunda çalışan 4 kadın işçi 16 Şubat’tan beri depo önünde direnişteler. İSİG önlemlerinin alınmaması, hijyen sorunu, sağlıksız yemekler, molaların yetersiz olması, ağır çalışma koşullarına karşı, çalışırken itiraz yükselten kadınlar 27 Ocak’ta haklı fesih yaparak işten ayrıldılar. İşten ayrılma nedenleri yalnızca insanlık dışı çalışma koşulları değildi. Taciz edilen çalışma arkadaşlarını yalnız bırakmadılar. Kadın dayanışmasıyla faili ve onu koruyan yöneticileri teşhir ettiler/etmeye devam ediyorlar.
Kadınİşçi olarak 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Dayanışma Günü etkinliği çerçevesinde 1 Aralık Pazar günü Gebze’de buluştuk. İşyerinde, sokakta ve evde yaşadığımız şiddeti, dayanışmayı, ücretli emek deneyimlerimizi konuştuk. Erkeklerin alınmadığı bir kıraathanede yaptığımız buluşmada öne çıkan mesaj ise “Şiddetin herhangi birimizi bulmaması için her kadının dayanışmanın bir parçası olması gerekli” oldu.
Haftada bir gün kadınlarla bol sohbetli buluşmalar yaparak okulda, evde, sokakta yaşadıkları sorunları paylaşıp ortak şekilde çözüm bulmaya çalışıyorlar. Akhisar’da ilk defa 8 Mart Gece Yürüyüşü düzenlediler. Akhisar Kadın Platformu’nun yeniden oluşturulmasına ön ayak oldular. Eğitim-Sen Akhisar yönetimindeki kadınlar kadın dayanışmasını büyüterek ilerliyorlar.
6 Şubat depreminin birinci yılındayız. Bu büyük felakette 11 ilde binlerce insan yaşamından olurken, devlet geride kalanların hayatını kolaylaştıracak hiçbir şey yapmadı. İnsanlar çoğu zaman dayanışma ile ayakta kaldı. Depremin her türlü yükünü çekmek zorunda kalan kadınların sorunlarına kulak verenler ise yine kadınlardı. Bölgede çalışma yürüten Kadın Savunma Ağı,  Afet İçin Feminist Dayanışma, Mor Dayanışma, Kadın İşçi’den arkadaşlarımızla kadınların dertlerini, deneyimlerini konuştuk.
Bu yıl 8 Mart’ta kadınlar olarak yas, isyan ve mücadele azmiyle sokaklardayız. Depremde on binlerce insan yaşamını yitirdi. Bunun bir doğa olayı değil, insan eliyle işlenen cinayet olduğunun farkındayız. Birbirimizin aklına, duruşuna, mücadele azmine ve bunların birleştirilmesine; feminist politikaya her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var…
Kadıköy’de bir araya gelen kadınlar ve LGBTİ+’lar hükümete istifa çağrısı yaptı; “Hayatlarımızı yok eden erkek egemen devlete karşı tek güvencemiz mücadelemiz, birlikteliğimizdir. Biat etmedik, etmeyeceğiz, yeniyi biz kuracağız. Şiddetin ve sömürünün olmadığı eşit ve özgür bir yaşamı birlikte mücadelemizle kuracağız” dedi.
Depremin yıktığı Hatay’da çalışma yürüten feminist/kadın örgütleri, Hatay Afet Kadınlar Birlikte Güçlü çatısı altında birlikte mücadele kararı aldı. Zorla tahliye edilmek istenen Sevgi Parkı’nda açıklama yapan kadınlar, “Yıkılan şehirleri ve yaşamı kadın dayanışmamızla yeniden kuracağız, hiçbir yere gitmiyoruz” dedi.
Bir yanda uyuyamayan, sürekli tetikte olan, çocukları etkilenmesin diye yasını bile yaşayamayan kadınlar; çadırlara kapatılan kız çocukları… Diğer yanda bu kadim kenti yeniden kurabilecek kadar güçlü “elleri olan”, müthiş bir dayanışma… KADAV’dan Arzu Aydoğan, Antakya’dan izlenimlerini aktarıyor; “Bu şehirden asla vazgeçmeyeceğiz” diyor.
HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, deprem bölgelerinde kadınların durumuna dair izlenimlerini aktarıyor: “En önemlisi tuvalet ihtiyacı. Özellikle kadınlar tuvalete gitmemek için çaba gösteriyorlar. Ped ihtiyaçlarını söylemeye de utanıyorlar. Kadın dayanışmasını büyütelim.”
Ezgi Deler; geçtiğimiz günlerde kocası tarafından katledildi. Mahalle esnafı her yeri morluklar içinde olan Ezgi’nin alışverişte kendisi için de mutlaka çekirdek aldığını anlatıyor. Ona bu kadarcık keyif bile çok görüldü. Kıskançlık nedeniyle cinayet, deniliyor. Avukat Diren Cevahir Şen’e göre ise bu, en klasik katil erkek ezberi, kadınlar boyun eğmedikleri için öldürülüyor.
İş bulma vaadiyle kadınlara tuzak kurduğu için görevden alınan Ağrı İşkur müdürüne kadınlar tepkili. Haber- Sen’den Özlem Berkit, olayın kadınların çaresizliğini ve umutlarını suiistimal etmek anlamına geldiğini söylerken, İKEP’li kadınlar utanmazlık olarak değerlendiriyor. Kadınİşçi avukatı Hatice Tuğba Yılmaz’a göre ise bu; kamu eliyle bir erkek şiddetidir.
Yoksulluğa Feminist İsyan, Acarsoy Tekstil’de 5 aydır direnişlerini sürdüren 4 kadın işçiyle dayanışmak amacıyla hem fabrikanın üretim yaptığı ünlü markaların mağazalarında hem de sosyal medyada eylem yaptı. Feministler, “Sendikalı oldukları için işten atılan kadın işçiler geri alınsın! Acarsoy’da kadınlar kazanacak!” dedi.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!