şiddet

Kadının İnsan Hakları Derneği, “Devletin Uzağında, Dayanışmanın Eşiğinde: İstanbul’da Kadınların Yoksullaşma Deneyimleri” araştırma raporunu paylaştı. Kadın yoksulluğunu gelir eksikliğine indirgeyen bakış biçimlerinin yetersizliğini vurgulayıp onu “bakım yükü, güvencesizlik ve şiddetle iç içe geçmiş yapısal bir süreç” tanımlayan rapor hakkında konuştuk.
2025 Yılı kadın ve LGBTİ+’lara yönelik yönelik baskı ve şiddetin dozunun arttığı bir yıldı. Buna karşılık mücadelede yaygındı. Hem Türkiye’de hem dünyada kadınlar bulundukları her yerde seslerini çıkardılar. Sokakları doldurdular. Direne direne bazı şeyleri kazandık…2026’nın bizlere biraz nefes aldırması dileğiyle, herkese mutlu yıllar.
Habertürk’e yönelik operasyon bir kere daha medyada kadınların yaşadıklarını ortaya döktü. Kadın gazeteciler ve sendikalar, medyadaki tacize, şiddete, baskıya, mobbinge, işten atma tehditlerine karşı sessiz kalmamak gerektiğine dikkati çekerek, “Taciz paylaşıldıktan sonra utanç biter, mücadele başlar. Sendikal örgütlenme, kadın gazeteciler için hayati bir önem taşıyor. Susmak zorunda değilsiniz, yalnız değilsiniz. Örgütlü mücadele, erkek egemen medyaya karşı en güçlü araçtır” dediler
25 Kasım günü Türkiye’nin her yerinde, bize dar edilen sokaklarda şiddete karşı sesimizi yükselteceğiz. O sokaklar bizim, o sokaklarda şiddetle karşılaşmadan dolaşabileceğimiz, evlerimizin güvenli, işyerlerimizin güvenceli ve güvenli ücretlerimizin, çalışma koşullarımızın insana yakışır olacağı bir gelecek için mücadelemizi yükselteceğiz.
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü her yıl ve her an olduğu gibi kadınlar için güçlü ve örgütlü mücadeleyi büyütmenin ve eril şiddete karşı ses yükseltmenin en önemli duraklarından biri. Türkiye de olmak üzere dünyanın her yerinde kadınlar yaşamları, emekleri için kavgayı büyütürken en zor mesleklerden biri sayılan gazetecilikte de mücadele bitmiyor. Kadın gazeteciler deneyim ve mücadelelerini, eşitlik kavgalarını Kadın İşçi’ye anlattı
Bu yıl 28.’si düzenlenen Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı’nın teması sosyal hizmetler oldu. Kadınlar üç gün boyunca bu konuda feminist yöntemin gücü ve imkânı üzerine tartışma yürüttü. Biz de katılımcı kadınlara sorular yönelttik
Sosyal hizmet çalışanlarına yönelik Avrupa çapında artan şiddet ve cinsel taciz karşısında Avrupa Kamu Hizmeti Sendikaları Federasyonu (EPSU) bir bildiri yayımladı. Şiddet mağdurlarının yakınlarıyla dayanışma içinde olduklarını belirten birlik, “şiddet işin bir parçası değildir” dedi.
“Anlatılacak, ortaya çıkartılacak çokça rezillik var. Erkekler ne yaptıklarını biliyorlar, korkuları bunların açığa çıkmasından. Korkmakta haklılar. Daha çok korkacaklar. Eline, beline sahip çıkmayanlar itibardan olacaklar.”
Ceylan Oğuztürk PTT Avrupa İşleme Merkezi’nde PTT – Sen’in örgütlenme çalışmalarını yürütüyor. Ona ve kadın işçilere yoğun baskı vardı. Kadınların giyimine kuşamına karışan amirler, birkaçına regl günlerini bile soruyorlar. Ceylan duruma müdahale ediyor ve amir üzerine yürüyor. Açılan davayı Ceylan kazanıyor. Şimdi işyerinde mobbing ve şiddete karşı emsal bir karar var artık.
Günlük hayatta mutfağın anahtarını kadına teslim eden erkekler, profesyonel hayatta onlara tahammül edemiyor. Kadınların mutfakta çalışmaması için önüne konulan en büyük bariyer mutfaktaki erkek egemen hiyerarşi. Sektörde yıllardır aşçılık yapan Meral G. ile konuştuk.
İsviçre’de stalking (ısrarlı takip) ceza kanunu kapsamındaki suçlara eklendi. Ama bunun için kadınların yarım asır mücadele vermesi gerekti.
1991 yılında İsviçre’nin Valais kantonunda yaşayan kadınlar eşit haklar için sokaklara inerler. 14 Haziran 2025 tarihinde yapılan Kadın Grevi ilk yıldan bu yana yapılan en kitlesel eylemlerden. Bu yıl da kadınlar yaşadıkları sorunların ana kaynağı olan patriyarkayı hedefe koyup “Patriarkayı yık” diyerek birbirlerine ve dünya kadınlarına seslendiler.
İşçi veya ev emekçisi bütün kadınların maruz bırakıldığı sorunlara son günlerde bir yenisi eklendi. İktidar “normal doğurun” diyor! İşçi Bayramı’nda binlerce kadın işçi, ‘adil ücret’ için yürüyecek. Ancak şiddetsiz ve tacizsiz işyeri koşulları da kadınlar için ücret talebi kadar önemli. Sendikacı kadınlar, emekçilerin taleplerini Kadın İşçi’ye anlattılar. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Kadın işçiler, ev içinde ücretsiz, ev dışında düşük ücretlerle güvencesiz koşulların içindeler. ‘Aile yılı’, ‘normal doğum’, ‘esnek çalışma’ gibi ifadelerle kadın düşmanı söylemlere her gün bir yenisini ekliyorlar” yorumuyla tepkisini dile getiriyor.
Bir yandan erkek şiddeti artarken diğer yandan onunla mücadeleyi sürdürmekte ayak direyen bir politik hat mevcut İsviçre’de. Benzer bir durum AKP iktidarı ile ülkemizde yaşanıyor. Özellikle erkek şiddetine karşı mücadelede en küçük destek bile çok önemliyken kadınları şiddetten uzakta tutmak için kazanılmış yerlerin, alanların varlığının önemi tartışılamaz.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!