ayrımcılık

Geçtiğimiz günlerde gündeme gelen edebiyat ve yayın alanındaki taciz vakalarıyla ilgili edebiyat alanındaki kadınlardan ortak bir tepki gelmişti. Bir bildiriyle* görüşlerini açıklayan Kadın+ Edebiyatçılar grubuyla bir söyleşi yaptık. Grup yayıncılık sektöründe giderek görünür olan taciz vakalarına karşı yapısal dönüşüm talep ediyor. Söyleşimizde telif güvencesizliği, sigortasız çalışma, freelance zorunluluğu ve ekonomik bağımlılığın tacizi nasıl beslediğini anlattılar.
Şirin-Ahmet Tekeli Kadın Hukukçuları Destekleme Vakfı (KAHUDEV) tarafından bu yıl üçüncüsünü düzenlenen Şirin Tekeli Makale Yarışması’nın konusu: “Yargıda toplumsal cinsiyet: eşitsizlik, adaletsizlik ve önyargılar”. Sadece kadınlara açık olan yarışmanın son başvuru tarihi 5 Ocak.
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü her yıl ve her an olduğu gibi kadınlar için güçlü ve örgütlü mücadeleyi büyütmenin ve eril şiddete karşı ses yükseltmenin en önemli duraklarından biri. Türkiye de olmak üzere dünyanın her yerinde kadınlar yaşamları, emekleri için kavgayı büyütürken en zor mesleklerden biri sayılan gazetecilikte de mücadele bitmiyor. Kadın gazeteciler deneyim ve mücadelelerini, eşitlik kavgalarını Kadın İşçi’ye anlattı
Kaos GL’nin yaptığı araştırma, çalışma yaşamında LGBTİ+lara yönelik ayrımcılığı, nefret söylemini gözler önüne seriyor. KAOS GL Savunuculuk Koordinatörü Defne Güzel, “Bizler ayrımcılığa karşı bizi koruyacak yasalar, kurum içi eğitimler ve kurum içi ayrımcılık yasağı talep ediyoruz. Örgütlü mücadele ve dayanışma ağları da bir o kadar kritik. LGBTİ+’ların talepleri net, özgürlük, görünürlük ve eşitlik” diyor
Yoğun bakım birimleri hepimizin, sevdiklerimizin yaşayabileceği önemli bir sağlık sorununda en kritik sağlık hizmetini aldığımız birimler. Ancak buralarda çalışan hemşireler üzerlerindeki, aslında kurallara aykırı olan fazla çalışma baskısına, bunun yarattığı tükenmişliğe karşı hemen her yerde kavga vermek zorunda kalıyor. Kayseri ve İstanbul’daki iki şehir hastanesinden yoğun bakım hemşireleri Aynur Gürcan ve Diren Doğan ile konuştuk 
New York’ta devam eden BM Genel Kurulu’nda nefret söylemleri ayrımcılığı kurumsallaştırırken, yerel yönetimler de LGBTİ+’lara, onları yok sayan ayrımcı bir kent deneyimi yaşatıyor. Özgür Renkler Derneği’nin Bursa örneği raporları bu açıdan oldukça çarpıcı
Nüfusumuzun yüzde 0,004’ünü oluşturan 98 yaşındakilerden biri de Hatçe nine. Hayatı zorluklarla, yoklukla ve hep çalışarak geçmesine rağmen fiziksel sağlığı yerinde ve günümüzün popüler kavramı longevity * meselesinde ilham olabilecek kadar sağlıklı ve enerjik.  Uzun hayatının ağlama listesi de uzun ama bir o kadar uzun neşe listesi de var
Edremit Körfezi’nde düzenlenen Körfez Fem-Fest, atölye çalışmaları, tiyatro, müzik ve dans gösterileriyle uzun zamandır eksikliğini çektiğimiz bir kadın etkinliğini Ege’nin kuzeyine taşıdı… Bu etkinlikte kadına yönelik şiddetle mücadelenin karşısına çıkarılan aile odaklı politikalar, laikliği hedef alan uygulamalar, çevre duyarlılığı gibi konular konuşulup tartışıldı. Festival gücünü 2013’ten beri bölgede faaliyet gösteren Körfez Bağımsız Kadın Dayanışması’ndan alıyor
18 Eylül Uluslararası Eşit Ücret Günü. Uluslararası Kamu Hizmetleri Dünya Kadınlar Komitesi bu alandaki ilerlemeleri değerlendirdiği, sınırlamalara işaret ettiği ve yeni hedefler belirlediği bir açıklama* yayınladı. Açıklamada Türkiye’deki sendikal hareket açısından da önemli saptamalar var.
Türkiye’de kadınlar için ücret eşitliği talebini de içeren bir grev hemen hemen yoktur. İzmir Bornova’da 10 Aralık’tan beri grevde olan Temel Conta işçisi kadınlar eşit işe eşit ücret sloganıyla başlattıkları mücadeleyi kararlılıkla sürdürüyor.
Hascevher Grubunun Niğde’nin Bor ilçesinde bulunan fabrikası Hascevher Tekstil’de tuvalete gitmeleri kısıtlanan, hakaret, zorbalık dışında her türlü cinsiyet temelli ayrımcılığa uğrayan kadın çalışanlar, sendikalı oldular.  Baskılar sendikalı olduktan sonra artarak devam etti. İşten çıkarılan kadın işçiler yaşadıklarını Kadın İşçi’ye anlattı. 
“medyanın dili ve aklı, çok çok uzun yıllar “erkeğin dibi” oldu desem abartma olmaz. son yıllarda, çalışanlar arasında kadın sayısı arttı, tartışma programlarını yöneten kadınlar var ama konuk alınan kadın sayısı hâlâ çok az. uzun lafın kısası, para az, risk çok, cam tavan çok kalın. bugün, 10 ocak, çalışan gazeteciler günü. bütün bunlara rağmen, gazetecilik yapan, yapmak isteyen bütün kadınların yolu açık olsun.”
Emekli olurken hayalleri vardı. Evinin kredisini bitirecek, kreş açacaktı. İkinci hayatını yaşayacak, gezecekti. Ama öyle olmadı. Aldığı para evinin borcuna yetmedi, oğlunu okutmak zorundaydı. Bu kez güvencesiz, geçici işlerde çalışmaya başladı. 23 sene çalıştığı adliyelerde o kadar koşturmaca içindeydi ki, menopoz olduğunu bile anlamadı.
53 yaşındaki Deniz de yaş aldığı için iş bulmakta zorluk çeken kadınlardan biri. Ücretli çalışmaya küçük yaşlarda başlamasına rağmen emekli olabilmesi için daha bir yılı var. O da güvencesiz, günü birlik işlerde çalışmış bugüne kadar. Emekli olsa bile çok düşük bir maaşı olacak.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!